sayfa içeriği İlkbahar-Yaz-Sonbahar_Ekonomi - BODRUMDAN - Blogcu



BODRUMDAN

Free Message Boards by Bpath Free Message Boards by Bpath

25/4/2008 - İlkbahar-Yaz-Sonbahar_Ekonomi

Kategori: Siyaset

 

 

 

 

Mağara devrine gidelim.O dönemin en yakın akrabamız olan Mağara adamı, bul-parçala-ye! güdüsü ile hareket etmekte iken,başka ihtiyaçlarını temin etmek için, güç ve zor  kullanmanın dışında da bazı yöntemler kullanmaya başladı.

Örneğin okşanma ihtiyacı duyduğunda ,yiyeceğini paylaşmak gibi.

Özetle,zor kullanma dışında uygun bulduğu başkaca takas(TAKAS)yöntemleri de kullanabileceğini fark etti.

 

TAKAS!

İşte sihirli kelime.

 

Daha sonra Ekonomi dediğimiz hikayenin doğuşu işte bu TAKAS olgusu ile başlar.

 

Bir şeyi vermek, verme karşılığında başka bir şey almak.İşin aslı bu.

 

Sonrasını malum,iş gücü yada emek takas etmek,ekmek,tuz,buzdolabı takas etmek gibi..

 

Tabii şunları da biliyoruz;Takas için evrensel bir obje bulundu ve adına  PARA dedik.Ekonomi bir bilim oldu.Ünlü Ekonomistler doğdu. Farklı sistemler önerdiler.

Ve de işte buradayız şimdi,günümüz Dünyasında!

                                                                         ***

 

Geçenlerde bir sohbet toplantısında ,Ülkemizin içinde bulunduğu durumun vehametini (konunun uzmanı olmayan,sade Vatandaşlar olarak)tartışırken,bir arkadaşımız asıl nedenin Sermaye olduğunu ,özetle,Sermayenin ne kadar kötü olduğunu(Özet dediğime bakmayın,dinleyenler için sanki bir uzman konferans veriyor gibi idi ilk üç cümleden sonrası nakarat) anlattı bize.

 

Güç bela fırsat bulduğumda ,şunu sordum;Bu lanet olasıca Sermayeyi ortadan kaldırsak ,işi hal ediyormuyuz?Problemi çözmüş olacakmıyız?

 

SERMAYE SAVUNUCULUĞU İLE SUÇLANDIM!!!???... 

                                                                         ***

 

Ben köşe yazılarımı hep DÜŞÜNDÜKÇE başlığı altında yazdım.

Çok azımızın müracaat ettiği bir kavram bu ,maalesef.

 

Çok zeki  veya ,deha mertebesine erişim gereği olmadan ,basitçe görebiliriz şunları:

 

-Mağara adamı Takas ettiği şeyleri(Muhtemelen avladığı hayvanın butu,Ananas,vs..)biriktirmiş idi.Bizim şimdi SERMAYE dediğimiz şey yani.Bunun için ,yani avlandığı sırada da bir emek sarf etmiş idi.Emeğini TAKAS etmişti yani.

Ama bu emeği sarf ettiği sırada elde ettiği, üzerinde yaşadığı Dünyanın diğer yaşayanlarının ortak malı idi. Şimdi adına GASP dediğimiz eylem yani!

 

Takas için ihtiyacı olanı biriktirebilmenin bir başka yolu olabilirmi idi? Bugünkü bilgilerimize göre başkaca bir yöntem yok(Pardon!Milli Piyango ve bu sülaleden olan şeyleri unuttum)

 

O halde şurası açık;Sermaye her zaman birisinin üzerine basmak,ortak malları gasp etmek sureti ile olacaktır.Tabii burada da yelpaze geniş.Bazen hile-hurda,rüşvet, vs. gibi binlerce yöntemi araç olarak kullanabilirsiniz.

 

-Peki ,SERMAYE’den vazgeçilebilirmi?

 

Bunu cevaplamak için önce tekrar bir önceki konuya dönelim.

Sermayenin nasıl oluşabileceğini gördük.Bu aynı zamanda Nehrin doğal akış istikametini tersine çevirmeye çalışmak gibi ,abes ile iştigaldir sadece.

 

Sermayeden vazgeçmek ise,TAKAS etmek istediğiniz şeyleri,yada sizin olmasını arzu ettiğiniz şeyleri en asgari düzeyde dahi tuttuğunuzda, sınırlamanız veya katlanabilmeniz mümkün olmayacak bir durumun olasılığından bahsettiğiniz anlamına gelir.

 

Yani ,yine,nehri tersine akıtmaya çalışmak gibi!

 

Bırakınız bir çok farklı boyutunu,Sermaye en başta,tüm diğer şeyleri de takas etmenizi sağlayacak en önemli takas niteliğinizdir.  Sermaye ile masaya oturarak ,adına işgücü dediğiniz  bu niteliği takas edersiniz.

Tümün ve genelin bu takas ihtiyaçlarının karşılanabilmesi için kullandığımız terim İSTİHDAM’dır.

İşte Sermaye, en öncelikli olarak bunu sağladığı için vazgeçilemez!

 

Zamanında birçoğumuzun olasılığına inandığımız bu nehri tersine akıtma konusunun nedenli ütopik bir yaklaşım olduğunun farkında olmayanların inanma özgürlüklerine SAYGILAR efendim… 

                                                                          ***

 

Şu gerçekleri yeniden özetleyelim:

 

-Sermaye vazgeçilmezliğinde mutabık olmalıyız.

-Sermayenin oluşabilmesi için (Eşit olunamıyacağını)hoşlanmadığımız,meşru bulmadığımız

 uygulamalara ihtiyacı olduğunu ve buna göz yumulması gerektiğini,kabullenmeliyiz.(*)

-Bu gerçeklerin EMEKÇİLERİ (gereğinden fazla!) çok mağdur etmeyecek dengelerini    

 kurmak,titizlikle uygulamak zorunluluğunu bilmeliyiz.

                                                                          ***

 

Daha sonrası ise VATANDAŞ olabilmemizle ilgilidir ki,esasen işin asıl püf noktası da budur!

 

 

 

(*)Savaş sonrası Almanyada,sendikalar 1960 lı yıllara kadar zam talebinde bulunmadılar.Sermaye birikimine yardımcı oldular.Bilindiği gibi ilk sendikal faaliyetin ana vatanı da Almanyadır.

 

 

Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Alıntı ve kaynak ibareli olmayan yazıların tümü uzun yıllardır Yarımada, Ekspres, Bodrumbha gibi yerel gazetelerde yayınlanmış köşe yazılarımdan derlenmiş olanlardır. e-mail necdet.celikhan@gmail.com ve http://pecosvebodrum.blogspot.com

Kategoriler

Arkadaşlarım